X
En Deli 11 Hükümdar - Cezmi Kalorifer
En Deli 11 Hükümdar
Günümüzün politikacılarını çok beğenmiyor olabilirsiniz ancak tarih sahnesinde başımızdakilere şükrettirecek delilikte yöneticiler bulunuyor. Sizler için en şaşırtıcı ilk 11′i seçtim.

Eflak Voyvodası 3. Vlad

Kazıklı Voyvoda olarak da tanıdığımız 3. Vlad gerçek bir deliydi ancak onun deliliği çocuk elbiseleri giymek ya da kapı yumruklamak kadar naif değildi. Vlad kazansa da kaybetse de savaşta aldığı esirleri kazığa geçirerek öldürmesiyle meşhurdu. Hatta Eflak’a sefer düzelneyen Fatih Sultan Mehmet’in başkentin girişine dizilmiş 20 bin kazığa geçirilmiş insan (kadın, erkek, çocuk) görüntüsüyle şok olduğu ve derin bir üzüntüye kapıldığı anlatılır. Yolda karşısına çıkan hayvanları bile kazığa ıturtan 3. Vlad’in vahşilikleri o kadar ileri boyuttadırki vampir konsepti başlı başına kendisinden ilham alır.

İspanya Kraliçesi Juana

Prenses Juana ya da halkının ona taktığı isimle Deli Juana, tamamen ailesi tarafından organize edilmiş bir evlilik gerçekleştirmişti ama lakabı yakışıklı olan kocası Philip’e çok aşık oldu. O’na olan aşkı o kadar büyüktü ki kocası tifodan ölünce akıl sağlığını yitirdi ve kocasının naaşına aşk beslemeye başladı. Defalarca Yakışıklı Philip’in mezarını açtıran Juana kocasının kalıntılarını öpüp koklamaktan da geri durmadı.

Rus Çarı 1. Fyonor

Babası Korkunç İvan’ın aksine Fyonor’un ülke yönetimiyle pek alakası yoktu. Kendisi daha çok boş bakışlarıyla tanınıyordu. 2 yaşındaki tek kızının vefatıyla kendisini tüm Rusya topraklarını gezmeye ve karşısına çıkan kiliselerin çanlarını çalmaya adadı. Zaten lakabı da Çançalıcı’dır.

Fransa Kralı 6. Charles

Charles büyük olasılıkla bir manik depresifti ve sürekli manik ataklar geçiriyordu. Bir uşak mızrağını düşürdü diye 4 adamını kendi elleriyle katletmesi başka türlü açıklanamaz. Katliamdan sonra 2 gün komada kalan Fransa Kralı kemiklerinin camdan olduğuna inanıyordu ve kendi kendisini kırmamak için elbiselerinin astarlarına demir çubuklar eklettiriyordu.

Bavyera Prensesi Alexandra Amalie

Prenses Alexandra aşırı boyutlarda bir temizlik delisiydi, bu yüzden sadece ve sadece beyaz kıyafetler giyiyordu. Bu hijyen takıntısının çocukluk yıllarında edindindiği ve kocaman camdan bir piyono yuttuğuna dair sanrılarıyla alakalı olduğu söyleniyor.

Portekiz Kraliçesi 1. Maria

Protekiz Kraliçesi Maria’nın oldum olası tuhaf davranışlar sergilediği biliniyordu ancak 1786 yılında kocasının ölümüyle akıl sağlığını oldukça yitirdi. Üstüne üstük en büyük oğlu ve tek kızı da kocası ile aynı kaderi paylaşınca Maria’nın davranışları delilikte en üst seviyelere ulaştı. Fanatik bir dincinin durumu fırsat bilip kraliçeyi cehenneme gideceğine inandırması da deliliğine tuz biber ekti. Çocuk kıyafetleri giymekten hoşlanan Kraliçe bu durumuyla gülümsetse de bitmek bilmeyen çığlıkları oldukça şikayet alıyordu.

Almanya Kralı Otto

Aslında Otto ağabeyi 2. Ludwig’in deli olduğu iddiaları üzerine tahta geçmişti ancak kendisinin de akıl sağlığı mükemmel değildi. Kralın ihtişamlı bir sakalı vardı ve kestirmeyi kesinlikle reddediyordu. Uşakları sakalının boyunu kontrol altına alabilmek için o uyurken bu işlemi yapmak zorundaydılar. Kralın pek çok hayali arkadaşı vardı ve onlarla renkli sohbetler gerçekleştiriyordu. Kapılar konusunda çok hassastı ve kapalı kapıya tahammülü yoktu. Kazara kapatılmış bir kapının cezasını onu yumruklayarak veriyordu. Günümüzde kralın aslında harika bir akıl sağlığına sahip olduğu ancak politik nedenlerle deli olduğunun iddia edildiği de tartışılıyor.

İsveç Kralı 14. Erik

14. Erik gerçek bir paranoyaktı. Sürekli tahtının ele geçirileceğini düşünüyordu bu yüzden duyabileceği uzaklıkta gülümseyen, fılsıldaşan pek çok insanı idam ettirdi. Yönetimde fazla etkili olduğunu düşündüğü aile üyelerinin hepsini bir kaleye kapattı sonra da ölüme gönderdi. Bu acımasız katliamdan sonra 3 gün ortadan kayboldu. İlerleyen zamanlarda paranoyaları gerçeğe dönüştü ve kardeşi tarafından tahttan indirildi. Sonunu ise içine bolca zehir karıştırılmış bir tabak bezelye çorbası hazırladı.

Osmanlı Padişahı 1. Mustafa

Kardeş katlinin meşru olmasından sonra getirilen kafes sisteminin ilk kurbanlarından biri olan 1. Mustafa tüm çocukluğunu ve ergenliğini küçük bir odada geçirmek zorunda kaldığı için akıl sağlığının bozulması gayet normal karşılanabilir. Sürekli bir öldürülme paranoyası içinde yaşayan padişahın sarayın kapılarını çalıp öldürülen Genç Osman’ı aradığı bilinen bir gerçek.

Alman Prensesi Maria Eleonora

Avrupada yaşamış en güzel prenses olarak tarif edilen Maria Eleonora kocası İsveç Kralına bir oğlan doğurmak için o kadar istekliydi ki, sayısız düşük ve ölü doğumdan sonra bir kız doğurduğunda “Tanrı bana bir canavar verdi” diyecek kadar gözü dönmüştü. Bir kız evlat sahibi olmaktan gayet mutlu Kral’a karşılık Eleonora kızını bir kere merdivenlerden itmek de dahil olmak üzere sayısız kez yok etmeye çalıştı. Eleonor ona bir çocuk daha veremeden İsveç Kralı öldü ancak 15 ay kadar gömülemedi. Sebebi kraliçenin Onu sürekli göz önünde istemesiydi. Zavallı kızı Christina ise bu aylar boyunca baş ucunda içinde babasının kalbi bulunan bir mücevher kutusuyla uyumak zorunda kaldı.
ÖNERİLEN ALBÜMLER